insulin-ilkeleri

İnsülin Tedavisinin Hedefleri

  • Hiperglisemi bulguların ortadan kaldırmak (kan şekerini düşürmek)
  • Diyabetik Ketoasidozu engellemek
  • Yüksek kan şekerine bağlı yıkım sürecini durdurmak ve normal vücut dengesini tesis etmek
  • Normal vücut kilosunu korumak
  • Enfeksiyonların sıklığını azaltmak
  • Hamilelikte annenin ve bebeğin ölüm riskini azaltmak
  • Diyabete ait küçük damar hasarı ve büyük damar hasarını azaltmak

 

İnsülin Tedavi Şekilleri

 

İnsülin genelde yeterli kan şekeri kontrolü sağlanamayan hastalarda tedaviye eklenir. İnsülin tek başına uygulanabildiği gibi oral antidiyabetik ilaçlara ek olarak da tercih edilebilinir. Metformin ile birlikte insülin kullanımı en sık tercih edilen ikilidir. Kan şekerinin kontrolünde metformin ile birlikte insülin kullanımı, tek başına kullanılan insülinin dozunun arttırılmasından daha etkilidir. Metformin+İnsülin ikilisi ayrıca lipid düzeylerinin düşürülmesinde de etkilidir.

 

  1. Kombine Protokoller
  • Metformin+NPH İnsülin:
  • İnsülin en sık olarak sabah ve akşam metformin (glukofaj) alan hastada, gece yatarken NPH insülin şeklinde uygulanır.
  • Bu birlikte kullanım kan şekerinin kontrolünü kolaylaştırır.
  • Hipoglisemi riski düşüktür.
  • Kilo alımı daha azdır.

 

  • Metformin+İnsülin Glargine:
  • Nokturnal Hipoglisemi (gece kan şekerinin çok düşmesi) riski daha azdır.
  • Akşam yemeğinden sonra kan şekeri kontrolünde NPH İnsülinden daha etkilidir.

 

  1. Tek Başına İnsülin Kullanımı
  • Tip 1 Diyabetli hastalarda olduğu gibi tek başına insülin kullanımı Tip 2 Diyabet içinde geçerlidir.
  • Tip 2 Diyabette önemli olan husus, insülin dozlarının zaman içinde arttırılması ihtiyacıdır. Çünkü Tip 2 Diyabetin en önemli özelliği ilerleyici insülin yetersizliği ile kendini devam ettirmesidir.
  • En sık Günde İki Kez şeklinde uygulanır.
  • 30/70 Karışık insülinler bu tedavi için en çok tercih edilen formdur.
  • Sabah ve akşam yemeğinden önce uygulanır.
  • Bu şekilde gece hipoglisemi riski olsa da, özellikle karışımı kendi hazırlamakta zorlann yaşlı hastalar için kolaylık sağlar.
  • Toplam dozun ⅔’ü sabah, kalan ⅓’ü akşam yemekten önce uygulanır.

İnsülin Tedavi Yöntemleri

  1. Günde tek doz insülin: İnsülin dozunu ayarlamakta zorluk çekecek yaşlı, özürlü yada sosyal sorunlar yaşan kişiler için uygulanır. OAD tedavisine destek olarak başlanır.
  2. Günde iki doz insülin: Tek dozun yeterli olmadığı durumlarda ikinci adım tedavidir.
  3. Günde 3-5 doz insülin: Kısa ve uzun etkili insülinlerin ayrı ayrı zamanlarda ve değişen sıklıklarla uygulandığı tedavi şeklidir. Normal insülin salgısını en iyi taklit edebilen insülin tedavisidir. Kan şekeri kontrolünü tüm gün en iyi sağlayan tedavidir.
  4. Devamlı İnsülin Salınımı (İnsülin Pompası): Özellikle Tip 1 Diyabet hastalrında sıklıkla kullanılır. Kan şekeri kontrolünde zorluk yaşayan Tip 2 Diyabetlilerde de kullanılır. Cilt altına sabitlenen iğnesi ile sık aralıklarla kan şekerini takip eder ve gerekli kısa etkili insülin dozunu kendi ayarlar.

 

İNSÜLİN KULLANIMINDA AKILDA TUTULMASI GEREKENLER

 

  • İnsülinin Saklanması
  • İnsülin oda ısısında 30 gün bozulmadan kalabilir.
  • 30 gün üzerinde kullanılan insülinlerin etkileri azalabilir.
  • Eğer aynı doz insülin yaptığınız halde kan şekeriniz düşmüyor ise, insülin flakonunuzu imha edin ve yeni flakon kullanmaya başlayın.
  • Kullanmadığınız insülin flakonlarınızı buzdolabının kapağında saklayın.
  • Her kullanımdan önce flakonun içindeki insülini gözden geçirin. Herhangi bir anormallik görüldüğünde flakonu imha edin:
  • Topaklanma
  • Buzlu görünüm
  • Çökeltilerin oluşması
  • Berraklık ve renk değişikliği

 

  • Karışık İnsülin Hazırlanması
  • Kısa etkili ve uzun etkili insülinlerin beraber kullanıldığı çok çeşitli tedaviler mevcuttur.
  • Her iki tip insulin ayrı ayrı enjeksiyonlarla yapılabilir, yada aynı enjektörle birlikte verilebilir.
  • Eğer kalem insulin kullanılacaksa, iki farklı kalem ile iki farklı yerden enjeksiyon uygulanmak zorundadır.
  • Piyasada bulunan çok sayıda değişik hazır karışım insülinler ile de bu gereksinim karşılanabilir.
  • Glargine insulin hiçbir karışımda kullanılmaz. Karıştırıldığında çökelti oluşturur.

 

  • İnsülin Enjeksiyon Tekniği
  • Sadece flakon olarak bulunan insülinler enjeksiyonda kullanılır.
  • İlk kez kullanılmayan insulin flakonlarının tıpa kısmı her kullanım öncesi alkolle silinmelidir.
  • İnsülin karışım halinde ise, her kullanımdan önce iki el ayası arasında hafifçe ve yavaşça ileri geri sallanarak karışımın sağlanması gerekir.
  • Enjektörle insulin çekilmeden önce, alınacak hacim kadar hava flakon içine verilmelidir. Böylece vakum oluşması engellenir.
  • Eğer kısa ve orta etkili iki insulin beraber iki farklı flakondan aynı enjektöre çekilecekse, her ikisinede insulin miktarı kadar hava verilmelidir. Bu durumda önce kısa etkili insülin enjektöre çekilmelidir.
  • İnsülin cilt altına uygulanır. Cilt iki parmak arasında hafifçe kaldırılır ve iğne yerleştirilir. Uygulama bittikten sonra önce cilt serbest bırakılır. Sonra iğne geri çekilir.
  • Ağrısız bir uygulama için:
  • İnsülin oda ısısında olmalıdır
  • Enjektörde hava kabarcığı kalmamalıdır.
  • Uygulama bölgesindeki kaslar gevşetilmiş olmalıdır.
  • Enjeksiyon nazik ama hızlı olmalıdır.
  • Her insulin uygulaması steril ve tek kullanımlık enjektör ile yapılmalıdır. Hiçbir iğne ucu yada enjektör ikinci kez kullanılmamalıdır.

insulin-injeksiyon

(İllustrasyon Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Diabetes Mellitus Çalışma ve Eğitim Grubu tarafından hazırlanan İnsülinler ve İnsülin Uygulama Tekniği adlı hasta eğitim broşüründen alınmıştır.)

  • İnsülin injeksiyon bölgeleri her uygulamada değiştirilmelidir
  • İnsülin injeksiyonları cilt altı yağ dokusunun fazla olduğu bölgelere yapılır.
  • Karına yapılan insulin kollar ve bacaklardan daha hızlı emilir.
  • Cilt altı yağ dokusu ince ve zayıf olan bölgelere yapılan insulin kas içine gidebilir. Bu durumda emilim çok hızlı olur.
  • Egzersiz sonrası uzuvlara (kol yada bacak) yapılan insulin daha hızlı emilir. Bu hızlı emilim muhtemelen egzersiz dolayısıyla artan kan akımının cildin kanlanmasını arttırması sonucudur.
  • İnjeksiyon bölgesine masaj yapılması yada cilt sıcaklığının artması insulin emilimini arttırır.
  • İnsülin injeksiyon bölgeleri belli aralıklarla değiştirilmelidir. Bu değiştirmenin sürekli şekilde yapılmasına rotasyon adı verilir. Rotasyon işlemi düzenli aralıklarla yapılmaz ise injeksiyon bölgesinde yağ dokusunda aşırı sertleşme ve büyüme (lipohipertrofi) yada büzüşme (lipoatrofi) meydana gelir.
Dr. Tuğrul Demirel Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Obezite, Diyabet ve Revizyon Cerrahisi ile ilgili öğrenmek istediklerinizi ve randevu taleplerinizi bize yazabilirsiniz.