ameliyat

Obezite Cerrahisi yöntemleri yaygınlaştıkça, yöntemlerin uzun dönemli sonuçları da önem kazanmaya ve değerlendirilmeye başlanmıştır. Günümüze kadar en sık uygulanan ve obezite tedavisinde altın standart yöntem olarak lanse edilen mide bandı (yada kelepçe) ameliyatı ile gastrik bypass ameliyatları, günümüzde artık sorgulanır hale gelmeye başlamıştır. Mide bandı ameliyatı artık gittikçe uygulamadan kalkmaya başlamış ve yerini çok daha fizyolojik bir yöntem olan sleeve gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatına bırakmıştır. Gastrik bypass ameliyatı ise (bir yada iki anastomozlu olarak) birçok cerrah tarafından uygulanmaya devam etmektedir. Ancak özellikle R-Y Gastrik Bypass ameliyatlarının 5-7 yıl içinde yüksek oranda kilo alımları ile sonuçlandığı bilinmektedir. Ortalama her R-Y gastrik bypass ameliyatının 5-7 yıl içinde % 35 üzerinde geri kilo alımı bildirilmiştir. Hastanın BMI değeri ameliyat öncesinde 50 kg/m2 üzerinde ise, bu oran % 60 üzerine kadar çıkabilmektedir. Ortalama her 3 gastrik bypass hastasında, ameliyatın başarısızlığı söz konusu olabilmektedir. Bu nedenlerle, özellikle son yıllarda gastrik bypass revizyonları bir ihtiyaç olarak önümüze gelmektedir.

Obezite Cerrahisi Revizyonu, başarısız sonuçlanan yada komplikasyon gelişen obezite cerrahisi yönteminin düzeltilmesi işlemi demektir. Çok çeşitli ameliyatlar, çok farklı şekillerde düzeltilebilir.

 

Geri Dönüşümsüz Ameliyatlar

Gastrik bypass ameliyatları genelde geri dönüşümsüz ameliyatlar olarak bilinirler. Genel yaklaşım olarak bu bilgi yanlış değildir. Ancak bypass ameliyatlarının başarısızlığı arttıkça, revizyon ihtiyacı obezite cerrahlarını, düzeltme tekniklerini düşünmeye ve geliştirmeye itmeye başladı. Biz de DiaSurg ekibi olarak, daha ziyade revizyonel bariatrik cerrahi üzerine çalışıyoruz.

Obezite Cerrahisi Sınıflaması

 

  1. Mide Hacmini Küçülten Ameliyatlar:

Mide hacmini küçülten ameliyatlar, yemek porsiyonlarını azaltmayı hedefler. Yemek porsiyonlarının azaltılması ile alınan kalori miktarı azaltılır. Böylece hastalar daha az kalorili beslenmiş olurlar.

  1. Ayarlanabilir Mide Bandı: Plastik bir bant laparoskopik olarak (karında küçük delikler açılarak) midenin girişine yerleştirilir. En kolay yöntem olması dolayısıyla en çok önerilen ameliyattır. Diğerlerine göre daha kısa sürer. İçinde bulunan balon sıvı ile şişirilerek mide girişi daraltılır ve genişletilir. Uzun dönemde komplikasyon oranı çok yüksektir. Aşırı kalorili sıvılar alındığında hiç kilo kaybı elde edilemez.
  2. Mide Tüpleştirmesi (Sleeve Gastrektomi): Son 15 yılda gittikçe artan sayıda merkez tarafından tercih edilen ameliyat haline gelmiştir. Mide uzunlamasına daraltılır. Açlık hormonu salgılayan hücreler ortadan kaldırıldığından, hormonal olarak da etki gösterir. Normal anatomiyi bozmaz. Emilim azalması yapmaz. Etki süresi uzundur. 4-5 yıl sonra midenin büyümesine bağlı kısmen kilo alımları olabilir. Başka bir metabolik yönteme kolaylıkla çevrilebildiği için çok tercih edilir.

 

  1. İnce Barsak Boyunu Kısaltan Ameliyatlar :

Bu ameliyatlara genel olarak bypass ameliyatları denir. Bu ameliyatlarda ince barsağın değişen uzunluktaki kısımları gıda geçişinden ayırılır. Böylece alınan kalorilerin önemli kısmının vücut tarafından alınması engellenir. Bu engellenme sadece istenmeyen kalorili yiyeceklerde olmaz. Aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için gereken hayati önemde ki A,D,E,K gibi vitaminler, proteinler ve mineraller de yeterince emilemez. Bu ameliyatları olan hastalar ömür boyu vitamin desteği almak zorundadırlar.

  1. Mini Gastrik Bypass: En kolay bypass ameliyatıdır. Yaklaşık olarak 2 metre ince barsakdan gıda emilemez. Mide hacmide belli oranda küçültülür. Karaciğerden gelen safra akımı saptırılmadan mideye geldiğinden, safra tahrişine bağlı mide ülserleri riski vardır. Ömür boyu vitamin ve mineral kullanılması zorunludur.
  2. R-Y Gastrik Bypass: Amerika başta olmak üzere dünyada en çok uygulanan bypass ameliyatıdır. Hem mide hacmini küçültür, hem de ince barsak mesafesini kısmen azaltır. Geri dönüşümsüz bir ameliyattır. Etkin kilo kaybı sağlar. 5 yıl içinde % 35’e varan kilo alımları olabilmektedir.

 

  1. Biliopankreatik Diversiyon/Duodenal Switch: İlk kez 1976 yılında Scopinaro tarafından uygulanan bir ameliyattır. Yaklaşık 35 yıldır güvenle uygulanmakta ve hem obezite hem de diyabetin tedavisinde büyük etkinlik göstermektedir. Çok daha geniş mide hacmi bırakılması nedeniyle porsiyonlar çok daha büyük olur. Amerikalılar tarafından küçük bir değişiklik yapılarak uygulanmaya devam edilmektedir. Ömür boyu vitamin ve mineral eksikliği nedeniyle ilaç kulanılması zorunludur. Etkilerinin 20 yıl üzerinde bile sürdüğü gösterilmiştir. 
  1. Duodenojejunal Bypass/Sleeve Gastrektomi: Brezilyalı cerrah Cohen tarafından ilk kez uygulanmıştır. Sleeve gastrektomi ile birlikte uygulanır. Biliopankreatik Diversiyon/Duodenal Switch (BPD/DS) ile benzerdir. Ancak standart BPD/DS ameliyatından daha az emilim bozukluğu yapar. Obezite tedavisindeki etkinliği BPD/DS ile aynıdır. Ömür boyu vitamin ve mineral eksikliği nedeniyle ilaç kulanılması zorunludur.
Dr. Tuğrul Demirel Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Obezite, Diyabet ve Revizyon Cerrahisi ile ilgili öğrenmek istediklerinizi ve randevu taleplerinizi bize yazabilirsiniz.