Roux-en-Y Gastrik Bypass Amerika başta olmak üzere bütün dünyada en sık uygulanan obezite cerrahisi ameliyatıdır. Roux-en-Y Gastrik Bypass hem mide hacmini küçülten hem de emilim kısıtlayan bir ameliyattır. Yediğiniz gıdaların miktarını azaltır, aynı zamanda alınan besinlerin bir kısmının emilmeden atılmasını sağlar.

Bütün obezite ameliyatları gibi Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı da diyet ve egzersiz ile kilo veremeyen şişman hastalara uygulanır. Roux-en-Y Gastrik Bypass diyetler ve ağır egzersizlerle veremediğiniz fazla kilolarınızı sizi zorlamadan ve çok kısa sürede vermenizi sağlar.

Roux-en-Y Gastrik Bypass Ameliyatı için uygun muyum?

Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı da diğer bütün obezite cerrahisi yöntemleri ile aynı endikasyonlar ile yapılır. Hangi hastaların obezite cerrahisine uygun olduğu tüm dünyada National Institudes of Health (NIH) tarafından 1991 yılında yayımlanan konsesus kararlarına göre belirlenir:

  • Vücut Kitle İndeksi (yada Body Mass Index-BMI) > 40 kg/m2 olan şişman hastalar,
  • Vücut Kitle İndeksi (yada Body Mass Index-BMI) > 35 kg/m2 olan ve şişmanlığa bağlı şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku-apnesi, kalp hastalığı, polikistik over vb sistemik hastalıkları olan şişman hastalar,

Eğer vücut kitle indeksiniz 35 kg/m2 üzerinde ise ve her türlü diyet yada egzersize rağmen kilo veremiyorsanız, obezite cerrahisi sizin için en mükemmel seçenektir.

Roux-en-Y Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı tamamen laparoskopik olarak uygulanır. Yani karnınızda büyük bir kesi yapılmaz. Hepsi 1 cm altında 6 kesi ile özel aletler ve kameralar kullanılarak yapılır.

  1. Öncelikle midenin girişinde küçük bir mide oluşturulur. Buna mide poşu adı verilir. Yeni oluşturulan mide poşunun hacmi bir küçük çay bardağından azdır. Yani yaklaşık 35-50 cc hacmindedir. Normal mide hacminiz yaklaşık olarak 800-1000 cc arasında ise, bu durumda mide hacminiz % 95’in üzerinde azaltılmış olur.

 

  1. Yeni oluşturulan bu mide poşu için gıdaların bağırsaklara geçişini sağlayacak yeni bir yol yapmak gereklidir. Bunun için ince bağırsaklarınız yaklaşık 50-75 cm mesafeden kesilir. Aşağıya doğru devam eden ucu yukarıya çekilerek yeni mide poşuna bağlanır. Böylece alınan gıdalar yeni mide poşuna gelir. Eski mide pasif olarak kalır ve gıdayla hiç karşılaşmaz. Yeni mide poşuna gelen gıdalar ise doğrudan bağlantı yapılan ince bağırsağa geçer. Böylece kalan mideyle beraber bir kısım ince bağırsak da gıda ile hiç temas etmeyecek şekilde gıda geçişinden ayrılır. Bu işlem besinlerin tamamının emilmesini engeller ve kilo kaybının gücünü arttırır.
  2. Gıdanın geçişinden ayırılan mide ve ona bağlı olarak devam eden incebağırsakların salgılarını bir şekilde incebağırsağın kalanına akıtmaları gerekmektedir. Bu hem sağlıklı yaşam için ihtiyaç duyduğumuz besinler ve bir kısım mineralin emilimi için gereklidir; hem de eğer bu bağlantı bağırsağa yapılmaz ise sorunlar yaşanabileceği için şarttır. Dolayısıyla içinden gıda geçmeyen ince bağırsağın başlangıç kısmında kalan bölümü sadece safra ve pankreas salgısı için bir iletim kanalı işlevi gören bir hale gelir. Bu ince bağırsağın ucunu da, yeni mideye bağlanan incebağırsağın ortalarına gelen bir noktaya yaparız.
  3. Böylece Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı ile oluşturulan küçük mideniz çok az miktarda yemek yiyebilmenize izin verir hale gelir. Yediğiniz bu çok az yemek bile size çok iyi bir tokluk hissi sağlamak için fazlası ile yeterlidir. İncebağırsakların başlangıç kısmının atlanması ile yediğiniz yemeklerdeki besinlerin tamamının emilmesi engellenir. Böylece özellikle yağlar ve hamur işleri ile aldığınız yüksek kaloriler emilmeden bağırsaklardan atılır.
  4. Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı ile çok hızlı ve çok etkin olarak kilolarınızı zorlanmadan verirsiniz. Bu hızlı kilo verme süreci siz normal kilolarınıza yaklaştığınızda azalır ve 2 yıldan sonra tamamen durur. 5 yıldan sonra % 35 kadar hastada bir miktar kilo alımları olabilmektedir. Bu da ameliyatın kontrolsüz kilo kaybına yol açmadığının en sağlam göstergesidir.

 

Roux-En-Y Gastrik Bypass Ameliyatının Etki Mekanizmaları Nelerdir?

Küçük Mide Poşu: Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı ile mide hacmi yaklaşık % 90-95 oranında küçültülür. Normal bir insanın midesi 1000 cc hacme kadar esneyebilmektedir. Şişmanlığın boyutu arttıkça bu kapasite 1500 cc hacime kadar çıkabilir. Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı ile oluşturulan yeni mide poşu yaklaşık olarak 35-50 cc kadardır. Bu kadar küçültülen mide çok az miktarda gıdayı alabilir. Gıdayla dolan midenin duvarı esnemeye başladığında doyma merkezine sinyal göndererek tokluk hissinin oluşmasını sağlar. Bu şekilde tokluk hissinin oluşumu ilk lokmada uyarılmaya başlanmış olur.

Hormonal Etki: Küçük mide poşundan ince bağırsağa geçen gıdalar, ince bağırsaktan çok çeşitli hormonların salgılanmasına neden olurlar. İnce bağırsaktan salınan bu hormonlara genel olarak inkretinler İncebağırsağa gıdaların girmesiyle uyarılan bu inkretin denilen hormonlar (Kolesitokinin, Peptid-YY, GLP-1) erken tokluk hissi sağlarlar. İnkretinler tarafından oluşturulan bu doygunluk hissi aynı zamanda emilen basit şekerin (glukoz) kullanımını da olumlu etkilerler. Özellikle gıdaların ince bağırsağın son kısmı olan ileuma erken ulaşmasıyla salgısı aşırı artan GLP-1 hormonu, diyabeti (şeker hastalığı) olan hastaların kan şekerini ilaca bağlı olmadan normal düzeye indirir. Obezitede artan karın içi yağlanma, resistin hormonunun artışına neden olmaktadır. Resistin insülin hormonunun etkisine karşı yağ dokularında direnç oluşturan bir hormondur. Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı ile karın içi yağ dokusu azalır. Resistin hormonunun üretimi normal seviyelere geriler. İnsülin direnci azalır. Azalan insülin direnci kilo vermeyi hızlandırır.

Metabolik Etki: Metabolizma vücudumuzun yaşam için yapmakta olduğu tüm faaliyetlerin toplamıdır. Bunun bir kısmı bizim isteyerek yaptığımız hareket ve davranışlardır. Örneğin, yemek yemek, su içmek, hareket etmek gibi. Metabolizmamızın büyük kısmını ise biz farkında olmadan organlarımızdan tek tek hücrelerimize kadar olan bütün dokularımızın yapmakta olduğu işleri oluşturur. Kalbimizin çarpması, beynimizin, mide ve bağırsaklarımızın çalışması, hormonlarımızın salgılanması, karaciğer ve böbreğin kanı zehirli atıklardan temizlemesi gibi. Dolayısıyla metabolizmamız biz uykuda iken yada istirahat halinde yani dinleniyorken de çalışmaya ve enerji harcamaya devam etmektedir. Dinlenme durumunda enerji ihtiyacımız azalır ama yine de bütün bu temel yaşamsal faaliyetler için enerjiye ihtiyaç duyarız. Yemek yemediğimiz zaman, bu enerji, vücuttaki şeker ve yağ depolarından sağlanır.

Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı yapılan hastalarda işte bu dinlenme halinde ki enerji sarfiyatı artar. Bazal enerji ihtiyacının hangi mekanizma ile arttığı tam olarak bilinmemektedir.

Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı yapılan deneklerde dinlenme safhasında harcanan enerjinin %31 daha çok arttığı bildirilmiştir. Ayrıca aynı şekilde kaloriye sahip diyetle beslenen iki grup denekten, Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı yapılmayan grup ameliyat olan gruptaki deneklere kıyasla, yarı yarıya (%47) daha az kilo kaybetmişlerdir.

Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı, sadece yenilen yemeklerin miktarının kısıtlanması yada besinlerin bir kısmının emilmemesi ile açıklanamayacak, başka, daha kalıcı ve etkili mekanizmalar oluşturmaktadır. Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı sonrasında hastalarda duygusal olarak daha az yeme isteği olduğu gibi, metabolik olarak tüm vücutta bir doygunluk ve denge durumuna ulaşılmaktadır.

Obezite cerrahisinin karşı konulmaz ve diğer cerrahi dışı tedaviler ile kıyaslanamayacak olan etki gücü bilinen mekanizmaların daha ötesinde yeni mekanizmaların keşfedilmeyi beklediğinin ipucu olarak gözükmektedir.

Roux-En-Y Gastrik Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Mide ve barsak ameliyatlarının birçok soruna yol açma ihtimali vardır. Bunlardan bazıları önemle üzerinde durulması gereken durumlardır.

Bypass Ameliyatlarına Ait Standart Riskler

Emilim azalmasına bağlı vitamin ve mineral eksiklikleri,

  • Barsak mesafesinin kısalmasına bağlı bazen ishallerin görülmesi,
  • Kemik erimesi,
  • Yetersiz yada aşırı kilo kaybı
  • Bulantı-kusma,
  • Anastomoz kaçağı,
  • Apse yada yara enfeksiyonu ,
  • Kanama,
  • Derin ven trombozu,
  • Pulmoner Emboli,
  • Fistüller,
  • Safra Kesesi veya yollarında taş oluşumu,
  • Anastomoz darlığı,
  • Karın içi yapışıklıklara bağlı kısmi yada tam barsak tıkanıklıkları,
  • İnsizyonel herni (kesi yerlerinde oluşan fıtıklar),

 

Ameliyat Sonrası Erken Dönem Riskleri

Akciğere pıhtı kaçması (pulmoner emboli) morbid obezitesi olan (yani aşırı şişman) kişlerin bütün ameliyatlarında oluşabilecek bir riskdir. Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatlarının %1-2’sinde görülür. Bacak toplar damarlarında pıhtılaşma (derin ven trombozu) nedeniyle olur. Bacak toplar damarlarından kopan bir pıhtı akciğerin damarlarını tıkayabilir. Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından önce ve hastanede kalış süreniz boyunca kan sulandırıcı iğneler yaparız. Ameliyattan sonra en kısa sürede yürümenizi  sağlarız. Ancak bu tedaviler akciğer embolisinin olmayacağının garantisi değildir.

Ameliyatta ki kesi yerlerinden (stapler hatlarından) kaçaklar görülebilir. Bu kaçaklar Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatlarında  % 1-2 oranında görülür. Erken dönemde tanısını koymak zordur. Obezitenin kendisi iltihabi bir durumdur. Ayrıca karın içi ve çevresinde ki aşırı yağlar iltihabi cevabın erken dönemde fark edilmesini engeller. Erken dönemde çarpıntınız yada nefes darlığınızın olması bizim için önemlidir. Ameliyattan sonra huzursuzluk da erken bir kaçağa bağlı olabilir. Kendinizde hissettiğiniz en ufak olumsuzluğu en erken dönemde doktorunuz ile paylaşmanızda fayda vardır.

Bazı ekipler bu kaçakları azaltmak için özel malzemeler kullanırlar. Bazı ekipler ameliyattan sonra ilk gün ilaçlı filmler ile kaçak açısından kontrol yaparlar. Bunların hiçbiri %100 güvenilir değildir. Özel malzemeler kullanılmasına rağmen Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatında kaçak olabilir. Yada kaçak olmasına rağmen filmlerle o anda görülemeyebilir. Cerrahınızın klinik takibi en önemli faktördür.

Ameliyat bölgesinden kanamlar, yara infeksiyonları, bir kaç hafta içinde oluşabilecek barsak tıkanıklıkları Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra çok nadiren oluşabilecek cerrahi komplikasyonlardır.

 

Ameliyat Sonrası Geç Dönem Riskleri

Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra geç dönemde en sık kesi yerlerinde fıtıklar görülür. En sık göbeğe yakı olan kesi yerinde görülür. Ameliyat sonrasında 10 mm üzerinde ki portların yerşleştirildiği kesiler tek tek dikişlerle dikilerek bu ihtimal azaltılır. Ameliyat sonrasında bu kesilere içeriden yamalarda konulabilir. Bu ekonomik maliyetleri arttırabilir.

Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra safra kesesi taşları %3-30 oranında görülebilir. Bunun nedeninin, on iki parmak bağırsağından salgılanan kolesistokinin hormonunun, ameliyattan sonra salgısının azalması olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle doktorunuz size ameliyat esnasında safra kesenizin alınmasını da tavsiye edebilir.

Hafif bulantı ve kusma bir komplikasyon sayılmaz. Fakat inatçı ve uzun süren kusmalar mide ile ince bağırsağınız arasındaki yeni bağlantıda (anastomoz) bir daralma olabileceğini düşündürür. Bu duruma anastomoz darlığı adı verilir. Bu durumda hastaneye yatırılarak damardan beslenme uygulanır. İlaçlı filmler ile darlığın boyutu anlaşılmaya çalışılır. Eğer ameliyattan sonra bir ay geçmiş ise endoskopi ile değerlendirilir. Endoskopi aynı zamanda bu darlığı ucunda balon olan özel malzemeler ile genişletilmesini sağlayabilir. Çoğunlukla bu durum sorunu çözer. Eğer anastomoz yapılırken stapler hattını güçlendirecek özel kılıflar kullanılmış ise, endoskopik genişletme yapılamaz. Bu durumda tekrar ameliyat ile düzeltme yapılması gerekir.

Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra %3-10 arasında anastomoz hattında ülser  görülebilir. Bu ülserler genelde mide asidi salgısına bağlı olduğu için anastomozun ince bağırsak kısmında daha sık görülür. Anastomoz hattına zarar vermemiş ise ilaç tedavisi ile geriler. Anastomozda bozulma yapmış ise ameliyatla düzeltme gerekebilir.

Metabolik Yan Etkiler

Dumping Sendromu:

Bütün bypass ameliyatlarında olduğu gibi aşırı karbonhidrat alındığında bağırsaklara çok miktarda sıvı geçer. Bu kadar sıvının bağırsak içine dolması, bağırsaklarda şişme ve gerilmeye neden olur. Bağırsak içine kaçan bu sıvılar yüzünden damarlarda sıvı azalır ve tansiyon düşer. Bu durumu şiddetli bulantı ve kusma ile bayılma takip eder.

Dumping sendromunun engellenmesi için aşırı karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınılması gereklidir. Beyaz un ve nişasta içeren yiyecekler alınmamalıdır. Beyaz ekmek, pide ve lavaş; pirinç, makarna ve hamur işi tatlılar, tuzlular bu gruba dahildir.  Kremalar ve kremalı kahveler de fazla tüketilirse dumping sendromuna yol açabilir.

Dumping sendromu aslında bir sorun değildir. Çünkü aşırı kalorili yiyeceklerin alınması ile ortaya çıkan bu rahatsızlık verici durum, aslında Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatının etkisinin kaynağıdır. Aksi takdirde güçlü ve uzun süreli kilo kaybının elde edilmesi mümkün olmaz.

Morbid obezitesi olan insanların bir çoğunda mevcut bulunan abur-cubur yeme alışkanlığı, mide bandı yada tüp mide gibi sadece mide hacmini küçülten ameliyatların ertesinde tekrar kilo alımlarından sorumludur. Hacim kısıtlayan ameliyatlardan sonra aşırı kalorili ama sıvı yada yumuşak kıvamda alınan gıdalar rahatlıkla tolere edilir ve ciddi miktarda kilo alımına neden olur. Oysa Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatı sonrası oluşan Dumping Sendromu hastaların bu alışkanlıklarından vazgeçmelerini zorunlu kılar.

  • Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra Demir, B12 ve Folik asit eksiklikleri olur. Bunların eksizklikleri kansızlık yani anemi yapar. Bütün bunlar normal günlük tabletler ile yerine konuur. Çok nadir durumlarda damardan yada kalçadan iğne ihtiyacı olur.

 

  • Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass ameliyatından sonra yağların emilimi azalır. Dolayısıyla yağda emilen vitaminlerde tam olarak emilemez. A,D,E ve K vitaminleri günlük vitamin tabletleri ile kolaylıkla yeterli olarak alınabilir. Yağ emiliminin azalması nedeni ile dışkılama yumuşak ve hafif ağır kokulu hale gelir. Diyetteki yağ oranı azaltıldığında bu kokularda kaybolur.

Obezitenin (yani şişmanlığın) en etkili ve kalıcı tedavisi obezite cerrahisidir. Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass tüm dünyada en çok uygulanan obezite cerrahisi tekniğidir. Eğer denediğiniz diyetler ve diğer tedaviler ile kilo veremiyorsanız Roux-en-Y Gastrik Bypass sizin için en uygun tedavi olabilir. Eğer sık sık kilo verip alıyorsanız, bu durum sizin metabolizmanızı yorarak başka hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Roux-en-Y Gastrik Bypass bu durumu tamamen ve kalıcı olarak ortadan kaldırabilir.

Detaylı bilgi ve fiyat bilgisi almak için formu doldurabilir veya sitemizde yer alan telefon numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz.











Dr. Tuğrul Demirel Obezite ve Diyabet Cerrahisi
Obezite, Diyabet ve Revizyon Cerrahisi ile ilgili öğrenmek istediklerinizi ve randevu taleplerinizi bize yazabilirsiniz.